1.Gün St Petersburg İstanbul
ŞEKER BAYRAMI
ST PETERSBURG (3) & MOSKOVA (1)
Türk Havayolları ile
İstanbul - St Petersburg
İstanbul Havalimanı Dış Hatlar gidiş terminalinde 06:00’da
buluşma. Türk Havayolları’nın tarifeli seferi uçuşu ile 09.00’da Petersburg’a
hareket ediyoruz. 12:50’de Petersburg’a varışımızın ardından, bizi bekleyen
özel otobüsümüzle sanat, bilim ve sanayi merkezi olan St Petersburg panoramik
turuna başlıyoruz. Rus Çarı I. Petro tarafından 1703 yılında kurulan kentte
yapılacak panoramik tur, günün her saatinde ayrı bir görsel şölen sunuyor.
Havaalanından itibaren yapacağımız panoramik turda 4,5 km’lik ve gözlerimizin
önünde dümdüz uzanan Nevsky Bulvarı boyunca tarihe tanıklık edeceğiz. Adını Rus
tarihinin en ünlü kahramanı Alexander Nevsky’den alan, kentin neredeyse kilit
noktası sayılan Nevsky Bulvarı’nda karşımıza çıkan Amirallik Binası; Roma’daki
ünlü San Pietro Katedrali’nin küçük bir benzeri olan Kazan Katedrali;
Beloselski-Belozersk Sarayı; Stroganov Sarayı; İstanbul’daki Kapalıçarşı kadar
büyük ve köklü olmasa da 250 yıl önce bir çarşı olarak kurulan, günümüzde alışveriş
merkezi olarak kullanılan Gostiny Dvor; dünyanın en büyük kütüphanelerinden
biri olan Rusya Ulusal Kütüphanesi; kuruluş hikâyesiyle döneminde oldukça tepki
çeken Singer Binası; muazzam vitrayları ve bronz iç yapısıyla Eliseyev Binası;
Picadilly Sineması olarak da bilinen, yazar Nabokov’un anılarında sık sık
bahsettiği Aurora Sineması; Rus edebiyatında kendine özel bir yer edinen,
Leningrad Kuşatması’nın izlerini üzerinde taşıyan ünlü Anichkov Köprüsü ve daha
pek çok yapı ile Çarlık Rusyası’ndan Sovyet Birliği’ne ve günümüze uzanan hızlı
bir zaman yolculuğu yapacağız.Turumuzun ardından otele transfer. Geceleme
otelimizde.
2.Gün St Petersburg
St Petersburg
Otelimizde yapacağımız sabah kahvaltı sonrası serbest zaman.
Arzu eden misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek Ermitaj Müzesi Turu’na
katılabilirler. Ermitaj Müzesi; “Altın Elbiseli Adam”dan, dünyanın en eski
halısına, Kâbe’nin kapısından, eşsiz elyazmalarının olduğu modern sanatın
önemli eserlerine, hatta “Tavus Kuşu Saat” gibi akla gelebilecek her tür ve her
coğrafyaya ait kültür mirasını yakından görmek isteyenler için gerçek bir
hazine! Temelini Çariçe Katerina’nın yazlık ve kışlık saraylarında saklamaya
başladığı eserlerin oluşturduğu koleksiyon, günümüzde dört milyondan fazla
parça barındırıyor. Bolşevik Devrimi’yle müzeye dönüştürülen saraydaki
eserlerin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin sanat istilasından kurtarılma
hikâyesi bile Ermitaj’ın dünya kültür mirasını korumakta ki önemini açıklıyor.
Eski yazlık ve kışlık sarayların gezileceği Ermitaj Turu, tur rehberimizden
dünyanın en büyük ve en zengin müzelerinden birinin, üç kez rejim değiştirmiş
bir ülkenin kültürel yapı taşını oluşturma serüvenini keyifle dinleyeceğiz.
Bu turumuzun ardından dileyen misafirlerimiz ile ekstra
olarak düzenlenecek Petro ve Pavel Kalesi Turu’na geçeceğiz . Kenti kuran I.
Petro’nun ilk inşa ettirdiği bu kale, askeri açıdan stratejik bir noktada yer
alıyor ve çarların mezar anıtlarının yanı sıra I. Petro’nun oğlu Alexei,
Dostoyevski, Troçki, Lenin’in kardeşi Aleksander, Çernişevski, sonraları
Yugoslavya’nın lideri olan Tito ve kaleden kaçmayı başaran Kropotkin gibi ünlü
isimlerin siyasi suçlardan hapsedildiği zindanları barındırıyor. Sovyet rejimi
sırasında roket araştırma ve denemelerinin yapıldığı kale sınırları
dahilindeki, kentin en yüksek binası olan katedralin üstündeki melek, tüm tur
boyunca kalenin misafirlerini şefkatle selamlıyor. Geceleme otelimizde.
Ekstra tur Detayı :
Ermitaj Müzesi Turu (50 Euro)
Ekstra tur Detayı :
Petro ve Pavel Kalesi Turu (50 Euro)
3.Gün St Petersburg
St Petersburg
Otelimizde yapacağımız sabah kahvaltı sonrası serbest zaman.
Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek tam günlük öğlen yemekli
Puşkin Çar Kasabası ve Peterhof bahçeleri turu’na katılabilirler. UNESCO Dünya
Mirası Listesi’nde yer alan, Rus edebiyatının büyük şair ve yazarı Puşkin’in
okulunun da bulunduğu kasaba, bünyesindeki saraylarla, parklarla ve çeşitli
yapılarla dikkat çekiyor. On sekizinci yüzyılda çarın ailesi için inşa edilen
bu alan, misafirlerini adeta bir Rus masalına davet ediyor. 600 hektarlık bir
alanı kaplayan kasabanın ana binası, Rokoko üslubunun ayrıcalıklı bir örneğini
sunan Katerina Sarayı. Çariçe I. Katerina’nın adını taşıyan bina, “Yazlık
Saray” olarak biliniyor. Sarayın ünlü Amber Odası İkinci Dünya Savaşı sırasında
Alman yağmasından nasibini aldıysa da beş tonluk saf amberle süslenen orijinal
odanın günümüze ulaşan hali bile herkesi kendine hayran bırakıyor. Sarayın
Hollandalı ve İngiliz bahçıvanlar tarafından özenle tasarlanan peyzajı yirmi
birinci yüzyılda bile dinginliğiyle misafirlerine huzur veriyor. Türk-Rus Deniz
Savaşı’nda Rusya’nın galibiyeti anısına dikilen Chesma Sütunu, bir başka
zaferin simgesi olan Kagul Dikilitaşı da bu bahçede yer alıyor. Bahçedeki büyük
göletin kıyısında ise Türk camilerinden ilhamla tasarlanan bir hamam dikkat
çekiyor. Bahçenin en büyük özelliği ise Çin köprülerinden Türk hamamlarına,
antik Yunan heykellerine kadar pek çok kültürün izlerini Rus tarihinin birer
kaydı olarak bünyesinde barındırması. Aynı bölgede yer alan, tutuklandıkları
sırada Romanov hanedanının bütün üyelerinin bir arada olduğu Alexander Sarayı
ise Rus tarihinin başka bir perspektifine sahne olma niteliği taşıyor. Öğlen
yemeğimizi aldıktan sonra Peterhof bahçeleri gezisi için yola çıkıyoruz. Petergof; Rus Batılılaşma Hareketi’nin lideri
Çar I. Petro’nun Fransa seyahatinde görerek etkilendiği Versailles Sarayı’ndan
ilhamla inşa ettirdiği bir yapı kompleksidir. Bahçeleriyle ve özellikle
çeşmeleriyle ünlü, gerek çeşme mimarisi gerekse dönemin mühendislik yaklaşımı
açısından öncü niteliği taşıyor. Finlandiya Körfezi’nde bulunmasından dolayı
muhteşem bir Baltık Denizi manzarası sunacak şekilde konumlandırılan sarayın
çeşmeleri ve fıskiyeleri, teknik açıdan etkileyici bir mekanik sisteme sahip.
Yaz aylarında yediden yetmişe herkesin etrafında eğlendiği bu çeşmeler ve
fıskiyeler, izleyenlere görsel bir şölen de sunuyor. Saray bahçesinde yer alan
ve bir kanalla Baltık Denizi’ne bağlanan ana çeşme ise yalnızca turistlerin
değil, St Petersburg’luların da hayranlıkla baktığı mimari bir şaheser.
Zekâsıyla, yenilikçi tavrıyla ve gustosuyla tarihe geçen Petro’nun yazlık saray
kompleksinin hemen çıkışında yer alan Petro ve Pavel Katedrali’yse hem dış hem
de iç yapısıyla Ortodoks kilise mimarisinin örneği olarak göz alıcı şekilde öne
çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında büyük zarar görmesine rağmen ilk
mimarisine sadık kalınarak restore edilen, kolay kolay ayrılmak istemeyeceğiniz
Petergof’tan sonra serbest zaman, günün yorgunluğunu merkezdeki harika
restoranlarda atmak mümkün. Geceleme otelimizde.
Ekstra tur Detayı :
Öğlen yemekli Puşkin Çar Kasabası Turu - Peterhof bahçeleri (150 Euro)
4.Gün St Petersburg İstanbul
St. Petersburg – istanbul
Sabah kahvaltımızın ardından saat 10:30’da Havaalanına
transfer. Türk Havayolları’nın tarifeli seferi ile 13:55’de İstanbul’a hareket
ve yerel saat ile 18:00’de İstanbul’a varış. Turumuzun sonu….