1.Gün Amsterdam İstanbul
COMFORT BENELUX & PARİS & ALSACE & İSVİÇRE
FRANSA - BELÇİKA - LÜKSEMBURG – HOLLANDA- ALMANYA- İSVİÇRE
Amsterdam (1) – Marken Volendam – Brüksel (1) – Brugge –
Paris (2) – Metz – Lüksemburg/Metz (1)
–Strasbourg – Colmar / Mulhouse (2) – Freiburg – Luzern – Basel
Ajet Hava Yolları ile
7 Gece & 8 Gün
TÜM TURLAR DAHİL GİRİŞ ÜCRETLERİ HARİÇ
İstanbul – Amsterdam
Sabiha Gökçen Havalimanı dış hatlar gidiş terminalinde
uçuştan üç saat önce bilet ve bagaj işlemlerimizi tamamlamak üzere buluşacağız.
Ajet Hava Yolları'nın tarifeli seferi ile Amsterdam’a yapacağımız uçuşumuz
yaklaşık 3 saat 40 dakika sürecektir. Amsterdam’a varışımızın ardından şehri
keşfe çıkıyoruz. Tarihi, kültürel zenginlikleri, kanalları, müzeleri ve canlı
atmosferi ile ünlü Avrupa’nın en kozmopolit şehirleri arasında yer alan
Amsterdam, aynı zamanda özgürlükçü yaşam tarzı ile diğer Avrupa başkentleri
arasında ön plana çıkmaktadır. Genç ruhlu şehirde yıl boyunca birçok etkinlik,
festival ve konserler düzenlenmekle birlikte, klasik ve modern sanat
eserlerinin sergilendiği galeri, müze ve sergilerle de dolup taşmaktadır.
Amsterdam turumuz sırasında şehrin en gözde meydanı olan Damrak, Hollanda
kraliyet ailesinin resmi ikametgahlarından biri olan Kraliyet Sarayı ve
Amsterdam'daki en eski kilise olan Oude Kerk (eski kilise) göreceğimiz yerler
arasında yer alıyor. Akşam saatlerinde otelimize hareket edeceğiz ve dinlenmek
için serbest saatler
2.Gün Brüksel Amsterdam Marken Volendam
Amsterdam - Marken -
Volendam - Brüksel
Sabah kahvaltının ardından otelimizden ayrılarak Amsterdam’a
yaklaşık 1 saat mesafede bulunan Marken & Volendam gezimizi yapacağız.
Hollanda’nın geleneksel yaşam tarzını en iyi gözlemleyebileceğimiz bu iki
balıkçı kasabasını gezerken doğasından ve birbiri ardına dizilmiş rengarenk
evleri sizi çok etkileyecek. Eskiden balıkçılık ile geçinen Marken köyü
sakinleri, ada turistik bir yer haline gelip ana karaya köprü ile bağlandıktan
sonra el sanatları ve geleneksel kıyafetlerin üretiminin yaygın hale gelmesi
ile form değiştirmiş. Su baskınlarını önlemek amacıyla kazıkların üzerine inşa
edilen evler, günümüzde halen koruma altında tutulmaktadır. Marken’e göre çok
daha büyük olan Volendam’a köprü üzerinden kısa bir yolculuk ile ulaşacağız.
Yol üzerinde çeşitli peynir üreticileri ve peynir tadım atölyesi bulunan
bölgede, bir peynir üreticisini ziyaret edecek ve peynir üretimi hakkında bilgi
alacağız. Alışverişiniz için kısa bir serbest zaman verdikten sonra Volendam’a
doğru hareket edeceğiz. 20. yüzyılda Picasso ve Renoir gibi ünlü sanatçıların
kısa süreli kaldığı bu güzel kasabada geleneksel kıyafetleri ile dolaşan birçok
ev sahibi görebilirsiniz. Kısmen balıkçılığın hala devam ettiği kasabayı
gezerken; tarihi balıkçı evlerini, müzeleri, el sanatlarının yapıldığı atölye
ve mağazaları görebileceksiniz. Geleneksel yemekleri ile öne çıkan Volendam’da
öğle yemeği için vaktiniz olacak. Bu iki güzel köyü gezdikten sonra gezimize
Brüksel’e doğru yola çıkarak devam edeceğiz. Yaklaşık üç saat sürecek
yolculuğumuzun ardından Brüksel’e varmış olacağız. Avrupa Birliği’nin de
başkenti olan Brüksel’i uluslararası diplomasinin merkezlerinden biri olarak
tanımlayabiliriz. Orta Çağ’dan kalan mirasını başarıyla koruyan ve aynı zamanda
modern bir metropol olarak gelişen Brüksel’de yapacağımız şehir turumuz
sırasında; Kraliyet Sarayı, Grand Palace (şehir meydanı), St. Michael , Borsa
Binası göreceğimiz yerler arasında yer alıyor. Tur bitimi şehri keşfetmek için
serbest zamanınız olacak. Akşam saatlerinde otelimize doğru yola çıkacağız ve
odalara giriş işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest saatler.
3.Gün Paris Brüksel Brugge
Brüksel – Brugge -
Paris
Sabah kahvaltının ardından otelimizden çıkış işlemlerimizi
tamamlayarak Brugge’e hareket ediyoruz. Yaklaşık bir saat sürecek yolculuğumuz
sonrası Kuzeyin Venedik’i olarak
adlandırılan Brugge’e varmış olacağız. Tarihi dokusu, iyi korunmuş Orta Çağ
mimarisi, dar sokakları, rengarenk cepheli tarihi binaları, kanalları ve önemli
yapılarıyla UNESCO tarafından koruma altına alınan şehir ziyaretçilerine adeta
tarihte yolculuk imkanı sunmaktadır. Yeşillikler içindeki parkları ve doğasıyla
tarih kokan Brugge, romantik atmosferiyle de sizi kendisine hayran bırakacak.
Yürüyerek yapacağımız şehir turumuz esnasında Grote Markt, Gotik mimarisi ile
dikkat çeken Belediye Binası, Belfort Çan Kulesi, Kutsal Kan Bazilikası, şehrin
en güzel manzarasına sahip Minnewater (Aşk Gölü) göreceğimiz yerler arasında.
Şehri keşfetmek için verilecek serbest zaman süresince, şirin kafelerinde vakit
geçirebilir ve lokal restoranlarında öğle yemeğinizi yiyebilirsiniz. Brugge
gezimiz sonrası Paris’e doğru yola çıkıyoruz. Varışımız sonrası dünyanın en
önemli metropollerinden, her köşesinde tarihinin izlerini görebileceğiniz
Paris’i gezmeye başlıyoruz. Romantizm denildiğinde akla ilk gelen simgelerden
biri olan Paris’e bu özelliğini veren kuşkusuz neoklasik tarzı mimarinin bütün
şehri şekillendirmesi diyebiliriz. Haussmann binalarının, geniş caddelerinden
ara sokaklarına kadar süslediği, ziyaretçilerini sanki açık hava müzesindeymiş
gibi ağırlayan Paris, her seferinde sanattan kültüre, modadan gastronomiye
kadar ziyaretçilerine geniş bir deneyim yelpazesi sunuyor. Paris şehir
gezimizde ilk durağımız alışveriş denildiğinde akla ilk gelen Champs Elysees
caddesine hareket ediyoruz. Yemek ve alışveriş için verilecek serbest zamanın
ardından rehberimizin belirlediği saatte buluşma ve konaklama için otelimize
hareket.
4.Gün Paris
Paris
Sabah kahvaltının ardından sabah saatlerinde Paris’in en
önemli noktalarını görmek için otelimizden ayrılıyoruz. Paris’in kuzeyinde
bulunan şehrin en sanatsal ve bohem bölgesi Montmartre (Ressamlar Tepesi) ilk
durağımız olacak. Aracımızla ilk olarak canlı gece hayatı ve renkli atmosferi
ile dünyaca ünlü kabare şov Moulin Rouge’a da ev sahipliği yapan Pigalle
bölgesini göreceğiz. Füniküler ile çıkacağımız Ressamlar Tepesi’nde Sacre Coure
Bazilikası bizleri karşılıyor olacak. Bir zamanlar dini yaşantının merkezi olan
Ressamlar Tepesi'nde, Fransa'nın manevi yenilenmesini simgelemek amacıyla 1875
yılında yapımına başlanan Sacre Coure Bazilikası, ancak I. Dünya Savaşı'ndan
sonra ibadete açılabilmiştir. Montmartre bölgesi manevi dönüşümünün ardından
bir sanat merkezi haline gelmiş ve Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Salvador
Dali ve Emile Zola gibi birçok ünlü sanatçıya da ev sahipliği yapmıştır. Sanat
galerileri ile dolu bohem sokaklarında dolaşmaktan çok keyif alacağınız
Ressamlar Tepe’sini keşfetmek ve öğle yemeği için serbest zamanınız olacak.
Şehir gezimize modern sanatın ve entelektüel yaşamın merkezi olarak bilinen,
birçok eğlence mekanının da bulunduğu
Montparnasse bölgesini görerek devam edeceğiz. Sonrasında Seine Nehri
üzerinde yapacağımız tekne turu ile Paris’in ikonik yapılarını göreceğimiz
keyif dolu bir deneyim sizi bekliyor olacak. Nehir turumuz esnasında; Eiffel
Kulesi, Notre Dame Katedrali, Louvre Müzesi, Alexandre III Köprüsü, Orsay
Müzesi ve Institut de France panoramik olarak göreceğimiz yerlerin sadece
birkaçı. Akşamüzeri saatlerinde Paris’in muhteşem manzarasını kuşbakışı
izleyebileceğiniz Eiffel Kulesi’nin 2. katına çıkacağız. 1889 Paris Dünya Fuarı
için tasarlanan kule, zamanla Paris’in simgesi ve dünyanın en ihtişamlı
yapılarından biri haline gelmiştir. Hala dünyada milyonlarca ziyaretçi
ağırlayan en bilindik turistik noktalardan biridir. Ardından Benlux mağazasında
uyguna yapabileceğiniz alışverişler sonrasında sonrasında kalacağımız otele
hareket edeceğiz. Dinlenmek için serbest saatler.
5.Gün Lüksemburg (tümü) Paris Metz
Paris – Metz –
Luksemburg
Sabah kahvaltının ardından erken saatlerde odalardan çıkış
işlemlerimizi tamamlayarak otelimizden ayrılıyor olacağız. Yaklaşık 3,5 saat
sürecek yolculuğumuz sonrası Fransa'nın en eski şehirlerinden biri olan Metz
ilk durağımız. Tarihi boyunca Fransa ve Almanya arasındaki savaşlar sebebiyle
sürekli el değiştiren Metz, her iki kültüründe yansımalarını görebileceğiniz
tarih kokan atmosferinin yanı sıra muhteşem doğasıyla da sizi çok etkileyecek.
Fransa’nın en yeşil kentlerinden biri olan Metz, Moselle ve Seille Nehirleri ve
gölleri ile büyüleyici bir doğaya sahiptir. Moselle Nehri üzerinde Alman
işçiler tarafından inşa edilen Orta Çağ döneminden kalma “Almanlar
Kapısı", UNESCO Dünya Mirası
Listesi'nde yer alan ve gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan göz
kamaştırıcı güzelliği ile Saint-Etienne Katedrali, Place d’Armes Meydanı, ünlü
Metz Kapalı Pazarı, Fransa’nın en eski yapılarından olan opera ve
tiyatro binası göreceğimiz yerler arasında yer alıyor.
Buradaki gezimiz sonrası Lüksemburg’a doğru hareket edeceğiz. Bir saat sürecek
keyifli yolculuğumuz sonrası hemen şehir turumuza başlıyoruz. Stratejik
konumuyla Avrupa’nın kalbinde yer alan Lüksemburg, ekonomik olarak dünyanın en
gelişmiş ülkelerinin başında gelmektedir. 963 yılında kurulan şehir Roma ve
Cermen kültürlerinin kesiştiği bir noktada yer alır ve iki uygarlığın etkisi
altında kalmıştır. Londra Antlaşmasından sonra bugünkü sınırlarına kavuşan ve
resmi adı Lüksemburg Büyük Dükalığı olan ülkenin adı ve başkenti aynı
isimdedir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi dokusuyla da ziyaretçilerinin
beğenisini kazanan Lüksemburg’ta göreceğimiz yerler arasında; UNESCO Dünya
Mirası Listesinde yer alan tarihi
surların ve yeraltı tünellerinin bulunduğu eski şehir
Casemates du Bock, şehrin ana meydanlarından biri olan Place Guillaume, 17.
yüzyılda inşa edilen Avrupa’nın en güzel balkonu olarak nitelendirilen Chemin
de la Corniche göreceğimiz yerler arasındadır. Eski şehirde vereceğimiz serbest
zaman süresince akşam yemeği için vakit bulabileceksiniz. Akşam saatlerinde
şehirden ayrılarak otelimize doğru yola çıkacağız. Odalarımıza yerleştikten
sonra dinlenmek için serbest saatler.
6.Gün Alsace Lüksemburg (tümü) Strazburg Colmar
Luksemburg – Strasbourg – Colmar - Alsace
Sabah kahvaltının ardından erken saatlerde otelimizden
ayrılarak Strasbourg’a doğru yola çıkacağız. Tarihi boyunca Almanya ve Fransa
tarafından paylaşılamayan ve birçok kez el değiştiren şehir, I. Dünya
Savaşı'nın ardından Versailles Antlaşması ile tekrar Fransa'ya geri
verilmiştir. Avrupa barışının temsil edildiği yer olarak bilinen Strasbourg,
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi birçok
uluslararası kuruluşa ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi ve kültürel
zenginliğinin yanı sıra Strasbourg birçok kanal ve su yolu ile çevrilidir.
Rhein Nehri’nin bir kolu olan İll Nehri üzerinde kurulan şehir bir zamanlar
dünyanın en büyük yapıları arasında yer alan Notre Dame Katedrali’ne de ev
sahipliği yapmaktadır. Şehrin tarihi merkezi olan ve UNESCO Dünya Mirası
Listesi'nde yer alan pitoresk Orta Çağ kasabası Le Petite France (Küçük Fransa)
Strasbourg’da en akılda kalan yerlerin başında gelmektedir. Strasbourg gezimiz
sonrası gezimize, Alsace Bölgesi'nin incisi Colmar'ı ziyaret ederek devam
edeceğiz. Bölgenin tarihi dokusunu en canlı şekilde yansıtan Colmar'ı keşfederken,
adeta zamanın durduğu bir atmosferde kendinizi bulacaksınız. Renkli yarı ahşap
evleri, çiçeklerle süslü balkonları ve su kanallarıyla örülü olan Le Petit
Venice (Küçük Venedik), Colmar'ın en büyüleyici noktalarından birkaçı. Akşam
saatlerinde şehirden ayrılarak otelimize doğru yola çıkacağız. Odalarımıza
yerleştikten sonra dinlenmek için serbest saatler.
7.Gün Alsace Freiburg Basel
Freiburg – Luzern – Basel - Alsace
Sabah kahvaltının ardından otelimizden ayrılarak Freiburg’a
geçiyoruz. Bir Alman kenti olan Freiburg Kara Orman’ın bitişiğinde yer alır.
Kuşkusuz Freiburg denildiğinde akla ilk gelen, şehrin merkezinin “Bachle” adı
verilen minyatür su kanallarıyla döşenmiş olmasıdır. 13. yüzyılda yapılan bu
kanallar şehirdeki yangınları önlemek amacıyla tasarlanmış. Günümüzde ise
Freiburg ziyaretçilerinin ve çocukların en çok dikkatini çeken tarihi kalıntılar
diyebiliriz. Şehrin ortasından yükselen gotik Freiburg Minster Katedrali ise
bir diğer dikkat çeken yapılarından. Freiburg gezimizin ardından Luzern’e
geçiyoruz. Dört Kanton Gölü’nün kıyısında yer alan şehir, dağların arasındaki
eşsiz manzarasıyla, yarı ahşap evleri, dar sokakları ve çiçeklerle süslü
balkonları ile hatıralarınızda romantik izler bırakacak. Şehrin merkezinden
akan göz alıcı güzelliğe sahip Reuss Nehri şehrin simgelerinden birisidir.
Gotik mimarinin izlerini taşıyan Luzern gezimiz sırasında, şehri birbirine
bağlayan Chapel Köprüsü’nü, Fransız Devrimi sırasında Tuileries Sarayı'nı
korurken hayatını kaybeden İsviçreli muhafızların anısına yapılmış olan Lion
Anıtı’nı ve 14. yüzyıl da şehri korumak için yapılan surların bir parçası olan
Musegg Duvarı ve Dokuz Kulesi göreceğimiz tarihi yapılar arasında yer
almaktadır. Gezimizin ardından Basel’e doğru yola çıkıyoruz. Tarihi boyunca
ticaretin yoğun olarak yaşandığı Basel, zamanla bir kültür ve sanayi merkezi
haline gelmiş. Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle birlikte, Cermen kabileleri
Basel ve çevresindeki bölgelerde hakimiyet kurmaya başlamış ve 5. yüzyıldan
itibaren Cermen kabileleri, Rhein Nehri civarında bölgeyi tam anlamıyla etkisi
altına almıştır. Günümüzde ise İsviçre’nin en büyük üçüncü şehri olmasının yanı
sıra bir çok müze ve sergiye de ev sahipliği yapmaktadır. Yürüyerek yapacağımız
şehir gezimiz sırasında gösterişli kızıl rengiyle Belediye Binasını ve 1091
yılında Katolik bir kilise olarak inşa edilen ve 1356’daki büyük deprem sonrası
tekrar yapılan Basel Manastırı göreceğiz. Günümüzde Protestan Kilisesi olarak
hizmet veren kilise, İsviçre Ulusal Miras listesinde yer almaktadır. Sonrasında
ise eski şehir meydanı ve pazar yeri olan Marktplatz’ı gezeceğiz. Birçok
festivale de ev sahipliği yapan bu meydan şehrin en hareketli yerlerinin
başında gelmektedir. Akşam saatlerinde şehirden ayrılarak otelimize doğru yola
çıkacağız. Odalarımıza yerleştikten sonra dinlenmek için serbest saatler.
8.Gün Basel Zürih İstanbul
Basel – Zürih – İstanbul
Sabah alacağımız kahvaltının ardından odalardan çıkış işlemlerimizi tamamlayarak otelimizden ayrılacağız. Bizleri bekleyen özel aracımız ile Zürih Havalimanına doğru hareket ediyoruz. Bilet ve bagaj işlemlerimizi tamamlayarak Ajet Hava Yolları’nın tarifeli seferi uçuşu ile İstanbul Havalimanına uçuşumuz. Yerel saat ile varışımız ile Benelux gezimizin sonu. Unutulmaz anılar biriktireceğiniz bir başka seyahatimizde tekrar bir araya gelmek dileğiyle…