1.Gün İzmir Mardin
Günün Gezi Noktaları; Diyarbakır - Hasankeyf-Dicle Nehri-Panoramik Zeynel Bey Türbesi, Er-Rızk Cami Minaresi-Midyat-Hercai Konağı-Mor Gabriel Manastırı - Ezidi Köyü Mağaraköy
Check-in işlemlerimiz bireysel olarak gerçekleştirdikten sonra İzmir - Diyarbakır uçağı ile Diyarbakır’a hareket ediyoruz. (Uçak saatlerinde oluşabilecek Rötardan dolayı programda değişiklik yapılabilir.) Diyarbakır Havaalanı’nda bizleri bekleyen aracımızla binerek meşhur Diyarbakır kahvaltısını yapmak üzere hareket ediyoruz. (Ekstra) Ardından panoramik olarak dünyanın ayakta kalmış en uzun ikinci Surları olan kent surlarında Mardin Kapıyı, Keçi Burcunu ve On Gözlü Köprü ile beraber Dicle Havzasını fotoğrafladıktan sonra bu güzel şehirden ayrılıyor ve Bismil güzergahın’dan Hasankeyf'e ulaşıyoruz. Binlerce yıldır kıyısına kurulduğu Dicle Nehri tarafından hayat bulan, Ilısu Barajı ile suların altında kalan Hasankeyf’in hüznüne ortak olacağımız bu gezimizde tüm manzaraya hâkim teras alanından görkemini hala koruyan Hasankeyf kalesini, gizli su tünelini, Er-Rızk caminin minaresini, Zeynel Bey Türbesi’ni ve mağaraları görüyoruz. Vereceğimiz serbest zamanda seyir alanında yer alan, içerisinde yöresel dokuma tezgahları’nın bulunduğu kafeteryada çay kahve eşliğinde hem dinleniyor hem de yöre insanlarından eski Hasankeyf hakkında bilgiler alıyoruz. Hasankeyf’ten ayrılıp, Tur Abdin bölgesinin kalbi olan Süryani cemaatinin en önemli yerleşmelerinden Midyat’ta kısa bir gezi yapıyoruz. Sıla ve Hercai Dizisi ile tanıdığımız Midyat evlerinin en güzel örneklerinin bulunduğu sokakları görüyor, Hercai Dizisinin çekildiği konağı Jolly Tur misafirlerine özel ücretsiz olarak geziyoruz. Hercai Telkâri ve Gümüş atölyesinde telkârinin yapımı hakkında bilgiler dinleyip, Süryani ustalarının yüzyılların birikimiyle ince ince işlediği telkâri sanatının en iyi örneklerinden satın alabilirsiniz. Ardından çarşıları ile ünlü olan Midyat’ta sizlere rehberimiz eşliğinde serbest zaman veriyoruz. Verilen serbest zamanda Midyat çarşılarında meşhur Saido Kahve’ye, birçok markayı bulabileceğiniz Milano Kozmetik Mağazasına, Ev yapımı hakiki Süryani şaraplarını tadabileceğiniz Şabo Şarap Evine uğruyoruz. Yapılan sunum ve anlatımlarla bölge halkının kendi ürettiği birçok ürün hakkında bilgiler alarak alış-veriş yapma imkânı buluyoruz. Midyat gezimizin ardından dünyanın halen ayakta olan en eski Süryani Ortodoks Manastırlarından Mor Gabriel Manastırı’na gidiyoruz. Erken Hristiyan mimarisinin Mezopotamya’daki en iyi korunmuş örneklerinden biri olan bu manastır ziyaretimiz sonrasında, kaya oyma evleri, taş mimarisi ve güneşe dönük mezarlarıyla, 90’lı yıllara kadar Ezidilerin yaşamış olduğu Şırnak’ın İdil ilçesindeki Mağaraköy’e ulaşıyoruz. Mezopotamya’nın kadim izlerini taşıyan bu küçük yerleşim hem tarihsel hem kültürel dokusuyla ziyaretçisini hemen içine çeken bir atmosfere sahip. Köydeki serbest zamanımızın ardından turlarımızı tamamlayıp otelimize varıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
2.Gün Mardin Hakkari
Günün Gezi Noktaları; Cizre Ulu Cami-El Cezeri
Türbesi-Kırmızı Medrese-Hz. Nuh Türbesi-Dengbej Evi-Abdaliye Medresesi-Mem-u
Zin Türbesi-Kasrik Boğazı-Çukurca-Taş Evler-Zap Suyu-Meydan Medresesi
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Şırnak’ın Cizre
ilçesine ulaşıyor ve mistik atmosferi ve kültürel zenginliği ile Cizre şehrini
gezmeye başlıyoruz. İçinde barındırdığı ilahi aşk hikayesi ile bizleri
büyüleyecek olan Mem-u Zin Türbesi’ni görmek için Abdaliye Medresesi’ni ziyaret
ediyoruz. Rehberimizden 550 yıllık bu ölümsüz aşk hikayesini dinledikten sonra,
temellerinin islam dininin Anadolu’ya ulaştığı 7. yy’da atılan Cizre Ulu
Cami’ni ziyaret ediyoruz. Kapısındaki metal işçiliği, özellikle ejder figürlü
kapı tokmakları, sıra dışı minaresi ile cami dikkat çekmektedir. Ziyaretimiz
sonrasında halk arasında "Medresa Sor" olarak bilinen kırmızı
tuğlalarla örülmüş, mescit, türbe gibi farklı yapıları içinde barındıran ve
açık avlulu medreseler grubunda karşımıza çıkan Kırmızı Medrese’ye ulaşıyoruz.
Buradaki anlatım ve fotoğraflarımızın ardından robotik sistemlerin kurucusu ve
sibernetiğin öncüsü olarak bilinen, zamanının en ünlü bilim insanı olan
Ebu'l-iz El Cezeri‘nin Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Ardında Tufan olayından bu
yana insanlığının ikinci babası olarak bilinen Hz. Nuh’un kabrini ziyaret
ettikten sonra Cizre’nin önemli sözlü sanatlarından biri olan Dengbej’i
(sözcüğünün kelime anlamı; deng ‘ses’, bêj ‘söyle’ dir) Dengbej Evi’nde dinledikten sonra tarihte
Krallar Geçidi olarak bilinen, Cudi ve Gabar Dağları’nın kesiştiği Kasrik
Boğazı’na gidiyoruz. Kasrik Kalesi’ni panoramik olarak görüp Kasrik Çayı’nın
kenarından çay ve kahvelerimizi yudumladıktan sonra Çukurca’ya doğru hareket
ediyoruz. Yaklaşık 4 saat sürecek yolculuğumuzun ardından Çukurca’ya ulaşarak
sivil mimarinin en güzel örneklerinden biri olan, yaklaşık 400 yıllık
geçmişiyle dünyada ilk kat mülkiyetli evler olarak bilinen Taş Evleri
görüyoruz. Buradaki serbest zaman sonrası Zap Suyunu takip ederek Hakkari’ye
ulaşıyoruz. Fotoğraf tutkunları için eşsiz bir deneyim sunan Sümbül Dağı’nı ve
Zap Vadisi’nin kıvrımlarını yakından görebileceğimiz seyir terasına çıkıyoruz.
Fotoğraf molası ardından, günümüze kadar orijinal yapısını koruyarak gelmiş
18.yy’da inşa edilen 2 katlı ve açık avlulu, avlu içerisindeki taş oyma
süslemeleri ile Hakkari’nin tek anıtsal yapısı olan Meydan Medresesi’ni
görüyoruz. Gezilerimiz sonrası otele varış. Akşam yemeği ve konaklama
otelimizde.
3.Gün Yüksekova
Günün Gezi Noktaları; Cilo Dağı Turu (Ekstra)-Gelezo
Şelalesi-Cennet Cehennem Vadisi-Cilo Buzul Şelalesi-Cilo Buzulları-Mergan
Yaylası-Devrimci Gençlik Köprüsü
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası dileyen
misafirlerimizle bizleri bekleyen minibüslere binerek, yeşilin gökyüzü ile
buluştuğu, Ağrı Dağı’ndan sonra Türkiye’nin en yüksek 2. dağı olan Cilo Dağı’na
doğru hareket ediyoruz. (Ekstra) Zap Vadisi’nde yapacağımız kısa bir
yolculuğumuzun ardından ilk durak noktamız kayalıklar arasından akan ve buz
gibi suyuyla Gelezo Şelalesi olacak. Burada vereceğimiz fotoğraf molası ardından,
gelen ziyaretçilerin Cennet Vadisi olarak adlandırdığı Mergan Yaylası’na
ulaşıyoruz. Sizlere Doğu’nun Karadeniz’i dedirtecek; soğuk sular, yemyeşil
alanlar, renkli çiçekler, muhteşem dağ manzaraları ve özgürce dolaşan hayvanlar
ile hem biyolojik çeşitliliğe hem de tabii güzelliğe sahip olan bu yayladaki
molamızın ardından buzul göletlerine gitmek üzere yürüyüşümüze başlıyoruz. Doğa ile başbaşa kalabileceğimiz, zengin
bitki örtüsü ve görkemli dağ manzaraları eşliğinde unutulmaz bir deneyim olan
bu yürüyüş hem fiziken hem de ruhen yenileyici bir yolculuk olacaktır. Yaklaşık
2 buçuk saat sürecek doğa yürüyüşümüzün ardından Cehennem Vadisi olarak
akıllara kazınan Cilo Buzulları’na ulaşıyoruz. Buradaki buzullar; 2,6 milyon
yıl öncesinden başlayıp 11700 yıl öncesinde oluşmuştur. Burada vereceğimiz
dinlenme ve fotoğraf molasının ardından tekrar aynı güzergahtan geri dönerek
aracımıza ulaşıyoruz. Bu eşsiz deneyimimizi tamamladıktan sonra Yüksekova’ya
gitmek üzere yola çıkıyoruz. Zap Suyu’nun oluşturduğu vadi ve kanyonlar
arasından geçerken yol üzerinde 1969 yılında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının
yaptırdığı 70 metre uzunluğundaki Asma Köprü Devrimci Gençlik Köprüsü’nde
fotoğraf molası veriyoruz. Serbest zamanımızın ardından Yüksekova’ya ulaşıyor
ve otelimize varıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Not: Hava Ve Yol Şartlarına Bağlı Olarak Cennet Ve Cehennem
Vadisi’ne Alternatif Olarak Hakkari Berçelan Yaylası Ve Seyithan Buzul Göleti
Yürüyüş Programı Yapılabilir. (Ekstra)
4.Gün Van Yüksekova
Günün Gezi Noktaları; Başkale-Aziz Bartholomeus
Kilisesi-Vanadokya Peri Bacaları-Hoşap Kalesi (Panoramik)-Çavuştepe Kalesi
(Panoramik)-Akdamar Adası ve Akdamar Kilisesi Turu (Ekstra)
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası yöre halkının
Kapadokya’ya benzerliğinden dolayı Vanadokya ismini verdiği; Van’nın Başkale
ilçesine bağlı Yavuzlar Köyü’nde, volkanik Yiğit Dağı'nın püskürttüğü
kayaçların, yağmur suları ve rüzgar aşındırmalarıyla ortaya çıkan peri
bacalarını görmek üzere otelimizden ayrılıyoruz. Yaklaşık 2 saatlik bir
yolculuk ardından göreceğimiz oluşumlar Kapadokya bölgesine benzerliğiyle
sizleri de şaşırtacak. Burada vereceğimiz serbest zaman sonrasında Büyük Zap
Vadisi'ne bakan bir tepe üzerine kurulmuş olan Aziz Bartholomeus Kilisesi’ni
görüyoruz. En yaygın inanışa göre kilise Aziz Bartholomeus'un mezarı üzerine 4.
yüzyılda inşa edilmiştir. Kilise hakkında rehberimizden bilgileri aldıktan
sonra halk arasında 32 viraj olarak adlandırılan yolu kullanarak Hoşap Suyu’nun
kuzeybatısında sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan Hoşap Kalesi’ni
(panoramik) görüyoruz. Kale adeta bir kartal yuvasını andırmaktadır. Burada
vereceğimiz fotoğraf molası ardından
Urartu Kralı II. Sarduri’nin MÖ. 764-735 yılları arasında yaptırmış olduğu
Çavuştepe Kalesi’ni panoramik görerek, dileyen misafirlerimiz ile Van denilince
ilk akla gelen yapı olan Akdamar Adası ve Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz.
(Ekstra). Ülkemizin en büyük gölüne bölge insanı Deniz der. Üzerinde
yapacağımız yarım saatlik tekne yolculuğuyla ulaşacağımız Akdamar Adası’nın,
kavuşamayan aşıklarının hüzünlü hikayesini ve Kral Gagik ’in muhteşem
kilisesinin tarihini öğrendikten sonra verilen fotoğraf molasının ardından
günümüzü tamamlıyor ve otelimize varıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama
otelimizde.
5.Gün Van
Günün Gezi Noktaları;
Urartu Halı & Kilim Atölye ve Mağaza-Panoramik Van Kalesi-Hüsrev
Paşa Külliyesi-Urartu Müzesi-Kedi Evi-Arubani El Sanatları
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Orta Asya'da yaşayan
göçmen halklar tarafından ilk örnekleri üretilen, eski dokuma teknikleri ile
üretimi binlerce yıldır devam eden, yöre kadınlarının en önemli geçim
kaynaklarından olan Urartu Halı ve Kilim atölyesine geçiyoruz. Dokuma
tezgahlarında alınan sunum ve içecek ikramları sonrasında Urartulara Tuşpa
adıyla başkentlik yapmış Eski Van’a gidiyoruz. Osmanlı Dönemi’nde Van
Beylerbeyi olan Hüsrev Paşa’nın yaptırdığı Külliye ve Türbe ziyareti sonrası,
ilk çağlardan başlayarak Urartu, Asur, Sasani, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok
medeniyete ait eserlerin sergilendiği Urartu Müzesi’ni ziyaret ediyoruz.
Sonrasında Van şehrinin sembolü meşhur Van Kedilerini görebileceğimiz Kedi
Evi’ni ziyaret ederek, eşsiz güzellikteki Van Kedilerini besleme imkânı
buluyoruz. Bir sonraki uğrak noktamız Urartu Gümüş sanatının günümüze kadar
gelerek ulaştığı en üst seviye olan Savat ve Arubani sanatlarının da
sergilendiği Gümüş atölyesi olacak. Gümüş alışverişi sonrasında yöresel
ürünleri ve Van Otlu Peynirinin tadımını yapacağımız Akdamar Peynirciliği
ziyaret ediyoruz. Tadım ve alışverişlerimizin ardından otelimize geçiyoruz.
Konaklama otelimizde.
6.Gün Van İzmir
Günün Gezi Noktaları;
Van – İzmir - Dönüş
Sabah otelde alınan kahvaltı sonrası Van havalimanına
hareket ediyoruz. Siz değerli misafirlerimizle bir başka Jolly programında
görüşmek dileğiyle vedalaşıyoruz.